Tunus'ta yaşananlar yalnızca birbirinden bağımsız hak ihlallerinden ibaret değildir. Bunlar, yasama ve anayasal düzeni bilinçli ve örgütlü biçimde yeniden şekillendirmeye yönelik kapsamlı bir girişimi temsil etmektedir. Olağanüstü hâl uygulamaları, insan haklarını koruyan kurumsal güvenceleri zayıflatmak amacıyla otoriter bir araç olarak kullanılmıştır.
