Fotoğraf: Muhammed Dahlan, 2015 yılında Abu Dabi’de konuşuyor. (STR/AFP via Getty Images)
Bu yılın başlarında, Oslo döneminin en parlak yıllarında Gazze’nin fiilî yöneticisi olan Muhammed Dahlan, bir Avrupa şehrinde bir grup Orta Doğu uzmanıyla kapalı kapılar ardında ve kayıt dışı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda bulunan kişilere göre, görüşmenin ana konusunu Gazze’nin geleceği oluşturuyordu. Dahlan’ın Filistin Yönetimi siyasetindeki geleceği de aynı şekilde gündemin önemli konularından biriydi.
Dahlan, Abu Dabi’nin güçlü hükümdarı ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed’in danışmanıdır. İsrail hükümeti, Donald Trump yönetimindeki üst düzey isimler ve BAE arasında aracılık yapan etkili bir güç simsarı olarak adı medya haberlerinde sık sık geçiyor. Yıllardır İsrail ve ABD istihbarat servislerindeki üst düzey isimler, 90 yaşındaki Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın muhtemel halefi olarak onun adını öne sürüyor. Son dönemde aynı kaynaklar, Gazze’nin yönetimini devralabilecek kişinin de o olduğunu ileri sürüyor.
Dahlan son aylarda Trump’ın Orta Doğu temsilcisi Steve Witkoff ve başkanın giderek daha güçlü hâle gelen damadı Jared Kushner ile birkaç kez görüştü. Avrupa’daki kapalı toplantıya katılanlar, Dahlan’ın Witkoff ve Kushner ile olan mükemmel ilişkilerinden uzun uzun söz ettiğini, onları defalarca övdüğünü, buna karşılık Abbas’ı küçümsediğini söyledi.
Mayıs ayının sonlarında İsrail medyası, Dahlan ile İsrail’in iç güvenlik servisi Şin Bet’in başkanı David Zini arasında Abu Dabi’de gerçekleşen bir görüşmeyi büyük bir haber olarak duyurdu. Dahlan daha önce de birçok kez üst düzey İsrailli istihbarat yetkilileriyle görüşmüştü, ancak bu buluşma dikkat çekiciydi; çünkü Zini Ekim 2025’te büyük tartışmalar eşliğinde bu göreve atanmıştı. 11 çocuklu, dinî milliyetçi bir yerleşimci olan Zini, aşırı sağcı görüşleri ve mesihçi düşünceleriyle tanınıyor. İstihbarat alanında hiçbir tecrübesi yok ve bir zamanlar bu görev için zorunlu kabul edilen Arapçayı da bilmiyor. İsrail medyası, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Zini’yi yalnızca kendisine olan sadakati nedeniyle seçtiğini ileri sürdü. Zini ile Dahlan arasındaki görüşmede nelerin konuşulduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, İsrail medyası da buluştukları gerçeğini aktarmanın ötesinde herhangi bir takip haberi veya yorum yayımlamadı. Gazze’deki durumun gündemde olduğunu ancak tahmin edebiliriz.
Geçen kış Avrupa’daki toplantıya katılan kişilerden birine göre Dahlan, siyasete dönmekle ilgilenmediğini açıkça söyledi. Bir başka katılımcı ise Gazze’yi yönetmenin ya da Filistin Yönetimi’nin başına geçmenin, Dahlan açısından mevcut konumuna kıyasla muhtemelen ciddi bir statü kaybı anlamına geleceğini söyledi. Zira Dahlan şu anda istihbarat servislerindeki en üst düzey isimlere, devlet başkanlarına ve üst düzey diplomatlara doğrudan erişimi bulunan zengin ve bağımsız bir güç simsarı konumunda.
Gazze’deki insani kriz son derece ağır. Şubat ayında yayımlanan bir Birleşmiş Milletler raporuna göre İsrail ordusu bölgedeki konutların yüzde 90’ından fazlasını ve altyapının büyük bölümünü yok etti. Yıkımın boyutu “emsalsiz”, sahadaki insanların çektiği acı ise “yalnızca kelimelerle tarif edilmesi imkânsız” durumda. Ancak Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması meselesi çeşitli sorunlar nedeniyle çıkmaza girmiş durumda. Bunların başında, Hamas iktidarda kaldığı sürece İsrail’in Trump’ın 15 maddelik barış planında öngörüldüğü şekilde ordusunu çekmeyi kesinlikle reddetmesi geliyor. Haberlere göre Trump, Netanyahu’nun bu konudaki uzlaşmaz tavrından rahatsız. Çözüm arayışları sırasında İsrail ve ABD, Gazze’deki iktidar boşluğunu doldurabilecek kişinin Dahlan olduğunu öne sürdü.
İsrail Askerî İstihbaratı Filistin İşleri Dairesi’nin eski başkanı Michael Milshtein’a göre, Dahlan’ın Gazze’de yeniden liderliğe dönebileceği düşüncesi, gerçekliği yansıtmayan ve Filistinlilerin ne istediğini hesaba katmayan “içi boş fikirlere” dayanan bir İsrail “fantezisi”. Bana, Dahlan’ın Filistinliler arasında son derece sevilmeyen bir isim olduğunu söyledi.
Haaretz’in haber podcast’ine sık sık konuk olan ve bugün Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Merkezi’nde Filistin Araştırmaları bölümünün başında bulunan Milshtein, İsrail liderliğinin geçmişteki başarısızlıklardan hiçbir ders çıkaramamasını eleştirdi. Hamas ile Fetih’i birbirine karşı kullanarak “böl ve yönet” şeklindeki kuşkulu stratejinin yıllarca uygulanmasının hiçbir olumlu sonuç vermediğinin açık olduğunu söyledi. Ona göre İsrail, Hamas karşısında Filistin Yönetimi’nden başka uygulanabilir bir alternatif bulunmadığını kabullenmeyi reddediyordu. Milshtein, Filistin Yönetimi’ni Hamas karşısındaki “kötülerin en az kötüsü olan alternatif” şeklinde tanımladı.
Milshtein, İsrail’in Dahlan’ı, sevmediği Abbas’ı zayıflatmanın bir aracı olarak gördüğünü söyledi. İsrail, Abbas’ı katı bir Filistin milliyetçisi ve ideolog olarak görüyor. Milshtein’a göre BAE de Abbas’a karşı İsrail’le aynı antipatiyi paylaşıyor, ancak farklı nedenlerle. BAE yönetimi Filistin liderini son derece yolsuz biri olarak görüyor ve Dahlan’ı desteklemesinin nedenlerinden biri de bu. BAE yönetimiyle yakın bağlantıları bulunan Emirlikli bir iş insanı, BAE liderliğinin Abbas’tan yolsuzluğu nedeniyle “nefret ettiğini” doğruladı. İddialara göre Abbas, Filistin’e yardım için tahsis edilen Emirlik fonlarını kendi cebine aktarıyor. BAE ayrıca Katar’ın Gazze’deki nüfuzunu ortadan kaldırmak istiyor; çünkü Katar’ı İslamcıları destekleyen bir ülke olarak görüyor. Dahlan’ın lider olarak öne sürülmesinin bir diğer nedeni de bu — Gazze’nin lideri olmasa bile en azından Gazze meselesinde lider bir isim olarak.
Bugün 64 yaşında olan Dahlan, önceki hayatında Gazze’deki Önleyici Güvenlik Gücü’nün başındaydı. Yaser Arafat onu 1994’te bu göreve atamıştı. Bölgenin fiilî yöneticisi olarak Dahlan, “Gazze’nin güçlü adamı” olarak tanınmaya başladı ve Gazze’ye zaman zaman “Dahlanistan” deniliyordu. Mali yolsuzluk ve şiddetli baskı konusunda kötü bir şöhret edindi; buna güvenlik güçlerine suikastlar, keyfî gözaltılar ve İslamcılara yönelik işkence yaptırmak da dahildi. 2005 yılında Gazze’ye yaptığım bir haber gezisi sırasında Filistinli bir meslektaşım, Dahlan’ın güvenlik güçlerinin lüks otomobilleri kullanan insanları keyfî biçimde durdurup araçlarına el koyduğunu ve sürücü ile yolcuları yol kenarında bıraktığını anlatmıştı. Bunun veya benzeri hikâyelerin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. Ancak Hamas’tan nefret edenler arasında bile — meslektaşım da bunlardan biriydi — Dahlan ve yönetimi hakkındaki yaygın algı buydu.
Dahlan, Gazze’nin güneyindeki yoksul Han Yunus mülteci kampında büyüdü. 1980’lerde militan faaliyetlere katıldı ve İsrail hapishanelerinde uzun süre kaldı; burada akıcı biçimde İbranice konuşmayı öğrendi. Ayrıca yıllar içinde, özellikle Gazze’yi kontrol ettiği dönemde, CIA ve Şin Bet içindeki kaynaklarla güçlü ilişkiler kurduğu da yaygın biçimde aktarılıyor.
2006’da kısa süren silahlı bir mücadelenin ardından Hamas, Fetih liderliğini Gazze’den çıkardı ve Dahlan sürgüne gönderildi. Önce Ramallah’a gitti; ancak daha sonra Abbas’la kamuoyuna yansıyan bir anlaşmazlık yaşamasının ardından Filistin Yönetimi hapishanesine girmekten kaçınmak için Batı Şeria’dan kaçtı. Birkaç yıl sonra Dahlan, Bin Zayed’in zengin ve şehirli özel danışmanı olarak yeniden ortaya çıktı. Bugün ise uluslararası ölçekte önemli bir güç simsarı.
Dahlan’ın BAE’de bu kadar güçlü bir konuma nasıl ulaştığına ilişkin resmî bir anlatı yok. Gazetecilerin onu tanımlarken sık sık “gizemli” ve “karanlık” gibi ifadeler kullanmasının nedeni de bu. Yakışıklı ve şık giyinen biri; onunla tanışanlar karizmatik olduğunu ve etrafında gizemli bir hava oluşturmayı seviyor gibi göründüğünü söylüyor.
Ancak Avrupa’daki toplantıya katılanlardan biri, Dahlan’ın karizmasının bir saniye içinde tehdide dönüşmesine tanık olmuş. Bana anlattığına göre toplantıda bulunan başka biri, Dahlan’a geçmişinin daha tatsız yönlerini gündeme getiren bir soru sormuş. Bu kişi Dahlan’a Arapça hitap etmiş. Dahlan soruya cevap vermek yerine gülümsemeyi bırakmış, öne doğru eğilmiş ve tehditkâr bir ses tonuyla, “Şu ismak?” (“Adın ne?”) diye sormuş.
Bu kişinin ifadesiyle Dahlan’dan “tekinsizlik ve kabadayılık yayılıyor”. Filistinli güç simsarını, “ciddi biri gibi görünmeye çalışan ama haydutluğunu gizleyemeyen”, “korkutucu bir adam” olarak tanımladı. Kontrol edebileceklerini düşündükleri haydutlardan hoşlanan insanlar — örneğin Trump gibi — açısından Dahlan’ın cazibesini anlamak mümkün.
Dahlan’ı iyi tanıyan ve nüfuzundan korkanlar açısından sorun şu ki artık gerçekten de oldukça fazla nüfuza sahip. Filistinli bir analist, Dahlan’ın “Gazze’ye gerçekten herhangi bir şey sokabilen tek kişi” hâline geldiğini söyledi. Dahlan’ın, BAE üzerinden ABD’den gelen fonlara erişimini ve üst düzey nüfuzunu kullanarak yerle bir edilmiş bölgeye çaresizce ihtiyaç duyulan malzemeleri ulaştırdığını ekledi. Asharq News’in Batı Şeria büro şefi, deneyimli Filistinli gazeteci Muhammed Daraghmeh de Le Monde’a Dahlan’ın Gazze için “işleri hallettiğini” söyledi. Oradaki çaresiz durum düşünüldüğünde insanların elbette minnettar olması doğal. Ve minnettarlık desteğe dönüştürülebilir.
Avrupa’daki toplantıya katılan kişinin ifadesiyle Dahlan, kendisini “büyük bir kolaylaştırıcı” olarak konumlandırıyor; İsrail için Emirliklileri yorumluyor ve Hamas ile Fetih arasında aracılık yapıyor. Aynı zamanda Filistin’de de hızla nüfuz kazanıyor. “İnsanların Dahlan’ın Batı Şeria ve Gazze’de ne kadar büyük bir etkisi olduğunu anladığını sanmıyorum,” dedi. “Herkesin dilinde onun adı var.”
Geçen hafta Dahlan, Kahire’de Filistin siyasi yelpazesindeki çeşitli grupların üyeleriyle görüştü. Bunların arasında, İsrail’in 7 Ekim sonrasında Gazze’ye karşı felaket boyutunda yıkıcı savaşını başlatmasından bu yana ilişkilerini düzelttiği Hamas da vardı. Kahire’deki toplantının amacı, Abbas’ın 28 Kasım için planladığı yasama seçimleri öncesinde siyasi koalisyonları görüşmekti. Ancak Dahlan, Filistin Yönetimi’nde seçilmiş bir makam peşinde koşmama konusundaki fikrini değiştirdiğine dair herhangi bir işaret vermedi. Peki amacı ne?
“Senin tahminin de benimki kadar geçerli,” dedi Avrupa’daki toplantıda Dahlan’ın tehditkâr sözlerini aktaran kişi.
“Bu adamın ne haltlar çevirdiğini bilmiyorum.”
Kaynak: newlinesmag.com



