Fotoğraf: Neil Constantine/NurPhoto/AP 12 Haziran 2026'da protestocular, New Jersey eyaletinin Newark kentindeki ICE gözaltı merkezi Delaney Hall'un önünde, içerideki açlık grevi ve iş bırakma eylemi yapan göçmenlere destek vermek amacıyla toplandı.

Her ne kadar kafe ya da kuru temizlemecilere yapılan yorumlar kadar yaygın olmasa da, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) işlettiği ve giderek genişleyen gözaltı merkezi ağı için Google Haritalar'da binlerce kullanıcı yorumu paylaşıldı. Bu yorumların önemli bir kısmı, gözaltı merkezlerinde yaşadıkları çoğu zaman sarsıcı deneyimleri aktaran kişiler tarafından yazıldı.

Ancak yeni yayımlanan bir araştırmaya göre Google daha sonra bu yorumları toplu şekilde siliyor ve aynı tesisler için yeni yorum yazılmasını da engelliyor.

Tulane Üniversitesi İletişim Bölümü öğretim üyesi Muira McCammon, geçen yıldan bu yana Google Haritalar'da paylaşılan ve kullanıcıların kendi ICE gözaltı deneyimlerini anlattıkları yorumları toplayıp analiz ediyor. McCammon araştırmasında şu ifadeleri kullandı:

"Google, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) gözaltı merkezlerine ilişkin cezaevi bilgilerini, anlatıları ve dijital iz verilerini aktif biçimde bastırıyor."

Bu kayıtların önemli bir bölümü artık kalıcı olarak silinmiş durumda. Böylece ABD'nin sınır dışı etme sistemi içine alınan kişilerin ayrıntılı tanıklıkları da ortadan kaldırılmış oldu.

McCammon, geçen yıl ağustos ayında Google'ın hâlâ yorum yapılmasına izin verdiği 26 farklı ICE tesisinden toplam 1.636 kullanıcı yorumunu derledi. Aynı zamanda Google Haritalar'da yer alan 91 farklı göçmen gözaltı merkezinde ise hiç yorum bulunmadığını tespit etti.

McCammon, The Intercept'e yaptığı açıklamada şöyle dedi:

"Google, geri kalan 91 tesis için yorum özelliğini zaten kapatmıştı. 2025 yılında topladığım Google yorumlarının neredeyse tamamı artık erişilebilir değil."

Araştırmacıya göre bugün Google Haritalar'da yalnızca dört ICE tesisinde kullanıcı yorumlarına hâlâ izin veriliyor.

Üstelik yorumların kaldırılması konusunda kamuoyuna herhangi bir açıklama ya da duyuru yapılmadı.

Google, 2023 yılında yayımladığı kurumsal bir blog yazısında, "sürekli olarak faydasız, zararlı veya konu dışı" bulunan yorumları silme hakkını saklı tuttuğunu açıklamıştı. Şirket, insanların kendi iradeleri dışında gitmek zorunda kaldıkları ya da yalnızca görevli personelin erişebildiği polis karakolları ve cezaevleri gibi yerlerin de bu kapsama girdiğini belirtmişti.

Ancak bu yorumların kime göre "faydasız" olduğu belirsizliğini koruyor. İncelenen yorumların bir kısmı herkes tarafından yazılabilecek protesto mesajları olsa da, önemli bir bölümü doğrudan ICE'den etkilenen kişiler tarafından kaleme alınmış görünüyordu. Bu yorumlarda, gözaltındaki kişiler veya yakınları açısından son derece önemli olabilecek birçok konu anlatılıyordu.

Google sözcüsü Genevieve Park yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Yorumlar insanların nereye gideceklerine karar vermelerine yardımcı olur. Kendi iradeleri dışında gitmek zorunda kaldıkları bazı yer kategorilerinde yorum göstermiyoruz."

Park, bunun şirketin "faydasız, zararlı veya konu dışı" yorumları kaldırma politikasının bir parçası olduğunu ifade etti.

Google daha önce de ICE ile ilgili bazı içeriklerin sansürlenmesine yönelik taleplere uymuştu. Şirket, 2025 yılında Android kullanıcılarının, insanların topluluk katkılarıyla ICE görevlilerinin görüldüğü yerleri bildiren ICEBlock uygulamasını indirmesini engellemişti.

The Intercept'in, İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) bu yorumlar konusunda Google ile iletişime geçip geçmediğine ilişkin sorusuna Park şu cevabı verdi:

"Bu kaldırma işlemleri bununla ilgili değildi. Sadece insanların kendi istekleri dışında gittikleri yerlere ilişkin yorumları yasaklayan politikamızı uyguluyorduk."

The Intercept'e konuşan DHS sözcüsü ise ICE'nin gözaltı merkezlerine ilişkin yorumların kaldırılması yönünde herhangi bir talepte bulunmadığını söyledi.

Bakanlık sözcüsü şu ifadeyi kullandı:

"Gözaltında bulunmak bir tercihtir."

Sözcü bu açıklamasına gerekçe olarak bakanlığın uygulama üzerinden yürüttüğü "gönüllü sınır dışı olma" programını gösterdi.

McCammon'un topladığı yorumların önemli bir kısmı ise gözaltındaki kişilerin yakınlarının umutsuzluk dolu mesajlarından oluşuyordu.

Bir kullanıcı şöyle yazmıştı:

"Arkadaşımın babası bir ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezasını tamamladıktan sonra üç ay daha bu tesiste tutuldu. Bir insanı aldığı cezanın üç katı süreyle içeride tutmak nasıl yasa dışı olmuyor?"

İspanyolca yazılmış başka bir yorumda ise şu ifadeler yer alıyordu:

"Telefonla aradığınızda gözaltındaki kişinin sesini neredeyse hiç duyamıyorsunuz."

Diğer bazı yorumlar ise eski tutuklular olduğunu düşündüren kişiler tarafından kötü koşulları anlatıyordu:

"Burası mahkûmların vücutlarında dolaşan hamam böcekleriyle dolu."

Bir başka yorumda ise şu ifadeler kullanıldı:

"Çok kötü bir deneyimdi. Bu cehennemde iki ay geçirdim... Personelin yüzde 99'u zalim ve ırkçı."

Başka bir kullanıcı ise birçok göçmenin dil engeli nedeniyle ICE personeliyle iletişim kuramadığını anlattı:

"Orada bir aydan fazla kaldım. Yemekler idare ederdi ama hiç lezzetli değildi. Personel genel olarak nazikti. Ancak dil engeli nedeniyle iletişim kurmak çok zordu. Çoğu insan düşüncelerini ve ihtiyaçlarını anlatamıyordu. Neden tercüman yoktu? Üstelik bu çok pahalı bir şey de değil. Klima aşırı soğuktu ve ben de dahil birçok kişi bu yüzden hasta oldu. Buna rağmen klimanın derecesini yükseltmeyi kabul etmediler. Geceleri üzerime örtebildiğim tek şey ince bir battaniyeydi ve çok üşüyordum."

Google bu uygulamanın Google Haritalar'ın tüketicilere yönelik temel işlevine dayandığını savunsa da, McCammon makalesinde bunun aslında siyasi bir tercih olduğunu öne sürüyor.

Araştırmasına göre Google, "cezaevi sistemine ilişkin bilgilerin ve karşı anlatıların dolaşımını bastırarak", ABD'nin idari yapısının itibarı söz konusu olduğunda şirketin arama teknolojilerine yaklaşımının ideolojik yönünü de tartışmalı hâle getiriyor.