Fotoğraf: Julia Demaree Nikhinson/AP ABD Başkanı Donald Trump, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü Pensilvanya Savunma ve İnovasyon Zirvesi için Pensilvanya eyaletinin Carlisle kentindeki ABD Kara Harp Okulu'na gelirken Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll, Pensilvanya Cumhuriyetçi Senatörü Dave McCormick ve Savunma Bakanı Pete Hegseth ile birlikte yürüyor.
İran savaşı sırasında ABD'nin verdiği kayıplar önemli ölçüde artarken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ölen ve yaralanan Amerikalara ilişkin bilgileri kamuoyundan gizlemeye devam etti. Bu durum, Trump yönetiminin uzun süredir askerî kayıp verilerini manipüle ettiği yönündeki iddiaların son örneği olarak değerlendiriliyor.
ABD'li bir yetkiliye göre Bahreyn, Irak, Ürdün ve Kuveyt'e yönelik yoğun saldırılar ABD kuvvetlerini "dağınık bir duruma" sürükledi, üslerde ciddi hasara yol açtı, onlarca askerin yaralanmasına neden oldu ve haziran ayında ateşkesin bozulmasının ardından ilk kez Amerikan askerleri çatışmalarda hayatını kaybetti. The Intercept'in ismini açıklamadığı yetkili, Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü'ne düzenlenen "yıkıcı" balistik füze saldırılarında üç Kara Kuvvetleri askerinin öldüğünü söyledi. Yetkili, kamuoyuna konuşma yetkisi bulunmadığı için isminin açıklanmasını istemedi.
Teksas'ın Carrollton kentinden 19 yaşındaki Er Isabella Gonzales cuma günü çatışmada hayatını kaybetti. Hawaii'nin Ewa Beach kentinden 25 yaşındaki Teğmen Tyler James Feehan ise cumartesi günü öldü. Üçüncü asker resmî kayıtlarda geçici olarak kayıp görünüyor. Ancak ilk yetkili, saldırının ardından bulunan "kimliği belirlenemeyen insan kalıntılarının" "kesinlikle" kayıp askere ait olduğunu söyledi. İkinci bir yetkili de bu değerlendirmeyi doğruladı. İlk yetkiliye göre Ürdün'deki saldırılarda ayrıca en az dört, en fazla on asker yaralandı.
Kuzey Irak'ta ise cumartesi günü düşürülen bir İran insansız hava aracına ait mühimmatın patlaması sonucu bir Amerikan askeri öldü, bir asker de yaralandı. CENTCOM ise yaralanmaların düşürülen hava aracına yönelik "kontrollü patlatma" sırasında meydana geldiğini öne sürdü.
Ölü ve yaralı sayısındaki artışla birlikte ABD'nin resmî kayıp sayısı en az 446'ya yükseldi. ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ilk ateşkesten bu yana Amerikan kayıpları yüzde 15'ten fazla arttı. İlk yetkili, son saldırılarda yaralanan asker sayısının Pentagon'un açıkladığı resmî rakamların "çok üzerinde" olduğunu söyledi. Kesin sayı vermeyen yetkili, "onlarca" askerin tıbbi tedavi gördüğünü belirtti.
Ne CENTCOM ne de Pentagon, The Intercept'in kayıplara ilişkin çok sayıda bilgi talebine yanıt verdi. Her iki kurum da Amerikan kayıplarının gizlendiği iddiaları hakkında açıklama yapmadı.
The Intercept'in daha önce yayımladığı haberler, Pentagon'un açıkladığı resmî ölü ve yaralı sayısının gerçeğin çok altında olduğunu ortaya koymuştu. ABD hükümetinden bir yetkili bunu "askerî kayıpların örtbas edilmesi" olarak nitelendirmişti. Kongre ve Başkan için ölen, yaralanan, hastalanan veya sakatlanan askerleri takip eden Savunma Kayıp Analiz Sistemi (DCAS), yüzlerce ölü ve yaralı personeli kayıt altına almıyor. Ayrıca resmî kayıp sayısı daha önce hiçbir açıklama yapılmadan 15 kişi azaltılmıştı. Pentagon ise aylardır The Intercept'in yorum ve açıklama taleplerine yanıt vermiyor.
New York Times pazartesi günü Pentagon'un "İran savaşı sırasında yaralanan onlarca Amerikan askerine ilişkin bilgileri gizlediğini" yazdı. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise haberi "asılsız ve kötü niyetli" olarak nitelendirdi.
Kimliğinin açıklanmaması şartıyla konuşan yetkiliye göre son bir haftada Orta Doğu'daki Amerikan üslerinde "önemli" hasarlar meydana geldi. Yetkili, İran'ın balistik füzeler ile saldırı amaçlı insansız hava araçlarını birlikte kullanarak ABD hava savunma sistemlerini etkisiz hâle getirmeyi öğrendiğini söyledi. Ayrıca saldırılarda birçok Amerikan uçağının da hasar gördüğünü ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde cuma günü Muwaffaq Salti Hava Üssü'ne isabet eden füzelerin etkisi ve saldırı sonrası oluşan hasar görüldü.
Trump ise pazar günü İran ordusu hakkında şunları söyledi:
"Füzeleri var. İHA'ları var."
Trump aylardır İran ordusunun "tamamen yok edildiğini" iddia ediyordu.
Trump sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu gece onları yine çok sert vurduk ve bunu muhtemelen iki değil üç büyük kahramanımızın anısına yaptık."
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise pazar gecesi yaptığı açıklamada "üst üste dokuzuncu akşam hava saldırılarının başarıyla tamamlandığını" duyurdu ve "ABD ordusunun Başkomutan'ın talimatı doğrultusunda İran'dan hesap sorduğunu" ileri sürdü.
Kendisini "Savaş Bakanı" olarak tanımlayan Pete Hegseth'in ofisi yeni kayıplara ilişkin bilgileri gizli tutmaya çalıştı. The Intercept'in cuma gecesi ABD kayıplarını sorması üzerine Hegseth'in ofisinden bir temsilci, hangi internet sitesini kastettiğini belirtmeden, "İnternet sitesinde yer alanlar dışında paylaşabileceğimiz başka bir bilgi yok." dedi.
Bundan birkaç saat sonra CENTCOM, "Ürdün'de iki Amerikan askerinin İran'ın balistik füze ve İHA saldırılarında çatışmada öldüğünü" açıkladı. Ayrıca dört askerin Ürdün'deki hastanelere tahliye edildiğini, belirsiz sayıda askerin yaralanma nedeniyle muayene edildiğini ve "bir askerin hâlen çatışmada kayıp olduğunu" duyurdu. Daha sonra CENTCOM bu açıklamadaki "çatışmada" ifadesini kayıp askerle ilgili metinden çıkardı ancak bunun nedenini The Intercept'e açıklamadı.
Hegseth ise X hesabından şu paylaşımı yaptı:
"Tanrı yardımcınız olsun kahramanlar. Onların fedakârlığı kararlılığımızı daha da güçlendiriyor."
Son bir haftada yaşanan kayıp artışı, Pentagon'un pazartesi günü sessiz sedasız bir ölümü daha resmî kayıtlara eklemesinin ardından geldi.
İran geçen hafta sonu Kuveyt'te üç Amerikan askerini öldürdüğünü iddia etmişti. Buna karşılık CENTCOM geçen pazar günü bölgede "ABD askerlerinin öldüğüne veya yaralandığına dair sıfır ihbar bulunduğunu" açıklamıştı. Ancak ertesi pazartesi Pentagon'un savaşta ölen ve yaralananlara ilişkin resmî sayısı sessizce artırıldı.
The Intercept'in defalarca açıklama istemesinin ardından, Savaş Bakanlığı Kamu İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcılığı Ofisi'nden bir yetkili, geçen hafta kayıtlara eklenen ölümün yaklaşık iki hafta önce Arap Denizi'nde helikopterinin acil iniş yapmasının ardından kaybolan Deniz Helikopter Muharebe Filosu 5 (HSC-5) Komutanı Gabriel Edwards'a ait olabileceğini ima etti. Ancak bunu doğrulamayı reddetti.
Resmî kayıp kayıtları üzerinde daha önce çalışmış iki kişiye göre geçmişte sahada meydana gelen bir kaybın DCAS sistemine işlenmesi arasında çok kısa bir süre bulunuyordu.
Edwards'ın arama çalışmalarının sona ermesinden bir hafta sonra neden kayıtlara eklendiği sorulduğunda ikinci yetkili, hem bürokratik yetersizliklerin hem de kayıp verilerinin bilinçli biçimde yavaşlatılmasının kamuya açık istatistiklerin güncellenmesini geciktirdiğini söyledi.
Pentagon'un ölen askerler listesinde aylardır başka bir eksiklik daha bulunuyor. New York Ulusal Muhafızları'nda haberleşme subayı olarak görev yapan ve 42. Piyade Tümeni karargâhına bağlı Binbaşı Sorffly Davius'un adı resmî listede yer almıyor. Davius'un 6 Mart'ta Kuveyt'teki Camp Buehring üssünde görev sırasında ani bir rahatsızlık sonucu öldüğü bildirildi. Ölümü resmî kayıtlarda yer almasa da geniş şekilde kabul edildi. New York Cumhuriyetçi Temsilcisi Mike Lawler aynı ay düzenlenen anma töreninde Davius'tan söz etti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine de "şehitlerimizi anarken" onun adını andı.
Davius ile Ürdün'de kayıp durumundaki askerin de dâhil edilmesiyle ABD'nin İran savaşı boyunca verdiği toplam askerî kayıp 19'a ulaşıyor.
Sean Parnell pazartesi günü yaptığı açıklamada "kayıp bilgilerinin kamuya açık olduğunu ve Savunma Kayıp Analiz Sistemi'nde düzenli olarak güncellendiğini" söyledi. Ancak pazartesi öğleden sonra itibarıyla DCAS sistemi alışılmışın aksine güncellenmemişti ve cuma sabahı yayımlanan eski verileri göstermeye devam ediyordu.
DCAS sistemi çatışma dışı nedenlerle ölen askerlerin sayısını düzenli olarak yayımlasa da çatışma dışı yaralanmaları kapsamıyor. Sisteme göre Donanmada çatışmada yaralanan personel sayısı 68. Ancak 12 Mart'ta USS Gerald R. Ford uçak gemisinde çıkan yangında duman solunması ve kesikler nedeniyle tedavi gören 200'den fazla denizci bu rakamlara dâhil edilmiyor. Uçak gemisi, Orgeneral Caine'in ifadesiyle Orta Doğu'da "muharebe gücü yansıtmak" amacıyla kesintisiz hava operasyonları yürütüyordu.
Kayıp istatistiklerinde ayrıca 25 Mart'ta "Operation Epic Fury" kapsamında saldırı görevlerinde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisinde çatışma dışı nedenle yaralanan bir denizci de yer almıyor.
21 Nisan'da ise çatışmada yaralanan asker sayısı Savaş Bakanlığı tarafından hiçbir açıklama yapılmadan 15 kişi azaltıldı. Pentagon, üç ay boyunca yöneltilen sorulara rağmen bu çelişkiyi açıklamadı.
Trump yönetimi, ABD askerî kayıplarına ilişkin şeffaflığı ilk kez yaklaşık on yıl önce zayıflatmaya başlamıştı. Trump'ın 2017 yılında ilk kez göreve gelmesinden kısa süre sonra ve Afganistan'da çatışmaların şiddetlenmesinin ardından Pentagon, Afganistan'da çatışmada ölen Amerikan askerlerine ilişkin bilgileri derhâl açıklama uygulamasını durdurdu.
8 Ocak 2020'de İran'ın Irak'taki Ayn el-Esed Hava Üssü'ne düzenlediği füze saldırısından sonra Trump kamuoyuna gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundu.
O dönemde şöyle demişti:
"İran rejiminin dün geceki saldırısında hiçbir Amerikalı zarar görmedi."
Ancak CENTCOM daha sonra 110 askerin travmatik beyin yaralanması geçirdiğini kabul etti. Daha sonra yayımlanan bir müfettiş raporu ise Savunma Bakanlığı'nın görev bölgelerinde tüm askerlerin travmatik beyin yaralanmalarının doğru şekilde teşhis edilip edilmediğini belirleyemediğini, bu nedenle gerçek yaralı sayısının daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.
Trump, 2022 seçim kampanyası sırasında da ilk başkanlık döneminin bir buçuk yılı boyunca Afganistan'da hiçbir Amerikan askerinin ölmediğini iddia etti.
"Afganistan'da 18 ay boyunca hiç kimseyi kaybetmedik."
Ancak Associated Press'in yaptığı inceleme, Trump'ın ilk başkanlık döneminde çatışmalarda hiç ölüm yaşanmayan bir buçuk yıllık herhangi bir dönem bulunmadığını ortaya koydu.
The Intercept geçen ilkbaharda ise CENTCOM, Pentagon ve Beyaz Saray'ın ABD'nin Yemen'deki Husilere karşı yürüttüğü savaşta verdiği kayıpları kamuoyundan gizlemeye çalıştığını haberleştirmişti. Bu durum Biden yönetiminden farklı bir yaklaşımı temsil ediyordu. Biden döneminde Savunma Bakanlığı ile CENTCOM, Orta Doğu'daki askerî üslere yönelik saldırılar hakkında —bu haberin muhabiri de dâhil olmak üzere— ayrıntılı veriler paylaşıyordu. CENTCOM saldırıların toplam sayısını, ülkelere göre dağılımını, toplam yaralı sayısını ve 150'den fazla saldırının tek tek özetlerini kamuoyuna sunuyordu.
Kaynak: theintercept.com




