Görsel: Nijerya’nın Lagos kentinde müşteriler 7 Nisan 2026’da yakıt almak için sıraya giriyor. [Temiloluwa Johnson/Getty Images]

Nijerya, Afrika tarihinin en büyük ilk halka arzı olan Dangote Petrol Rafinerisi’nin halka arzının 14 Eylül 2026’da başlamasıyla önemli bir ekonomik dönüm noktasına ulaştı. Lagos’taki Lekki Serbest Bölgesi’nde bulunan rafinerinin günlük ham petrol işleme kapasitesi 650.000 varilden 700.000 varile çıkarıldı. Tesisin inşası yaklaşık 20 milyar dolara mal oldu. Mayıs 2023’te hizmete açılan rafineride dizel ve jet yakıtı üretimi Ocak 2024’te, yerel pazara benzin tedariki ise aynı yılın eylül ayında başladı.

Dangote Grubu Başkanı Aliko Dangote, halka arzın açılışında, “Refahımızın tamamını halkla paylaşıyoruz. Bu nedenle buna ‘Halkın Halka Arzı’ diyoruz” dedi. Halka arz belgelerinin imzalandığı birkaç gün önce ise rafineriyi daha geniş kapsamlı bir Afrika sanayileşme projesinin parçası olarak sunmuştu: “Bu rafineri kıtamız açısından çok büyük bir anlam taşıyor. Enerji güvenliğimiz olmadan sanayileşemeyiz.”

Nijerya’nın devlete ait rafinerileriyle arasındaki karşıtlık bundan daha çarpıcı olamazdı. Dangote Rafinerisi’nin inşası sürerken Port Harcourt, Warri ve Kaduna’daki kamu tesisleri; yolsuzluk iddiaları, zayıf işletme kapasitesi, kronik siyasi müdahaleler ve kısa vadeli sözleşme modellerine aşırı bağımlılık nedeniyle sıkıntı yaşamaya devam etti. Son yirmi yılda yenileme ve kapsamlı bakım çalışmalarına harcandığı tahmin edilen miktar 18 milyar doların üzerinden 25 milyar dolara kadar çıkıyor. Buna rağmen rafineriler son on yılın büyük bölümünde ya neredeyse tamamen atıl kaldı ya da yok denecek kadar düşük kapasiteyle çalıştı.

Bu başarısızlık Nijerya’nın enerji sektörü açısından ağır sonuçlar doğurdu. Ülke yıllarca, özellikle benzin ve dizel olmak üzere petrol ürünlerine yönelik iç talebinin büyük bölümünü ithalatla karşıladı. Yakıt sübvansiyonlarına milyarlarca dolar harcanması döviz rezervleri ve ulusal bütçe üzerinde muazzam baskı yarattı. Aynı zamanda iç piyasayı küresel fiyat dalgalanmalarına ve sürekli tekrarlanan yakıt kıtlıklarına açık bıraktı.

Dangote gibi büyük ölçekli yerli rafinaj projelerinin faaliyete geçmesiyle Nijerya, ham petrol ihraç ederken tükettiği rafine yakıtın büyük bölümünü ithal etmeye dayanan köklü modelinden uzaklaşmaya başladı. Bu dönüşüm, petrol sektörünün rafinaj ve dağıtım ayağında yapılan önemli reformlarla aynı döneme denk geldi. Hükümet, yüksek maliyetli benzin sübvansiyonunu kaldırarak fiyatların piyasa düzeylerine yaklaşmasına izin verdi. Ayrıca yerli rafinerilerin ham petrolü dolar yerine yerel para birimiyle satın alabilmesini sağlayan “naira karşılığı ham petrol” mekanizmasını uygulamaya koydu. Program, döviz üzerindeki baskıyı azaltmayı ve yerel rafinerilere ham petrol tedarikini iyileştirmeyi amaçlıyordu.

Yerli rafinaj kapasitesindeki artışın etkisi Nijerya’nın yakıt ticaretinde şimdiden görülüyor. Ülkenin benzin ithalatı 2024’te günlük yaklaşık 400.000 varilken bu yıl yaklaşık 83.000 varile geriledi. Ülke ithal yakıta duyduğu ihtiyacı tamamen ortadan kaldırmış değil; ancak ithalata bağımlılığı keskin biçimde azaldı.

Bununla birlikte yerli rafinajın büyümesi, pek çok Nijeryalının beklediği düşük yakıt fiyatlarını beraberinde getirmedi. Benzin sübvansiyonunun kaldırılması ve piyasa temelli fiyatlandırmaya geçilmesinin ardından benzin fiyatı reformlardan önce litre başına yaklaşık 185 nairayken —0,14 dolar— 1.000 nairanın —0,75 dolar— üzerine çıktı. Fiyatlar piyasa koşullarına göre dalgalanmaya devam ediyor. Bu artış ulaşım ve üretim maliyetlerini yükselterek zaten ağır olan enflasyon baskısını artırdı ve hanelere büyük bir yük bindirdi. Daha geniş çaplı hayat pahalılığı krizi, tekrarlanan protestolara ve sendikal eylemlere de yol açtı.

Yerli rafinaj tek başına Nijerya’yı küresel petrol fiyatlarından veya döviz kuru dalgalanmalarından korumuyor. Rafineriler ham petrolü hâlâ uluslararası piyasalara bağlı fiyatlardan temin etmek zorunda. Ülke içindeki ham petrol tedarikinde yaşanan açıklar da zaman zaman Dangote’yi hammaddesinin bir bölümünü yurt dışından ve dolar karşılığında satın almaya mecbur bıraktı. Bu nedenle küresel petrol fiyatlarındaki ve nairanın değerindeki değişimler, ülke içinde satılan yakıtın maliyetini etkilemeye devam edebiliyor.

Hayat pahalılığı krizinin şiddeti, yerli rafinajın gerçek anlamda ekonomik bağımsızlık sağlayıp sağlamadığı ya da yabancı tedarikçilere bağımlılığın yerini yalnızca baskın bir yerli üreticiye bağımlılığın alıp almadığı konusunda sorular doğurdu. Bu kaygılar; Dangote Rafinerisi, Nijerya Orta ve Alt Akım Petrol Düzenleme Kurumu (NMDPRA) ve Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC) arasında 2024’ten bu yana ham petrol tedariki, yakıt ithalat ruhsatları ve iç piyasayı düzenleyen kurallar hakkında tekrar tekrar yaşanan kamuya açık anlaşmazlıklarla daha da güçlendi.

Etkili rekabet ve mevcut tekel karşıtı güvencelerin güçlü biçimde uygulanması olmadan, yüksek ölçüde yoğunlaşmış bir iç piyasa fiyatlar üzerindeki rekabet baskısını sınırlama riski taşıyor. Dolayısıyla ithal petrol ürünlerine bağımlılık azalırken bile tüketiciler, yerli rafinajın sağlaması gereken avantajlardan tam anlamıyla yararlanamayabilir.

Piyasanın yoğunlaşması, yerli üretimin maliyet avantajlarından bazılarını da aşındırabilir. Az sayıdaki büyük rafineri ve tedarikçi piyasaya hâkim olursa elde edilen tasarrufların tüketicilere yansıtılması için gereken rekabet baskısı azalır. Bu nedenle Nijeryalılar, daha önce rafine yakıt ithalatıyla bağlantılı nakliye, sigorta ve diğer bazı maliyetlerde yaşanan düşüşlerden çok az yarar görebilir.

Sıradan Nijeryalılar açısından yüksek yakıt fiyatlarının sonuçları akaryakıt istasyonlarının çok ötesine uzanıyor. Benzin ve dizel fiyatlarındaki artışlar hızla ulaşım maliyetlerine, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarına ve milyonlarca hane ile işletmenin hâlâ bağımlı olduğu jeneratörlerin işletme giderlerine yansıyor. Sonuçta yerli rafinaj, az sayıdaki güçlü aktöre çok büyük kârlar sağlarken sıradan tüketicilerin yükselen fiyatların ve günlük enflasyon baskısının bütün yükünü taşımaya devam ettiği bir durum ortaya çıkıyor.

Aynı zamanda krizin çözülmesi, yerli rafinerilerin karşılaştığı güçlüklerin kabul edilmesini de gerektiriyor. Dangote ham petrolü uluslararası piyasalara bağlı fiyatlardan satın alıyor ve özel bir işletme olarak yüksek girdi maliyetlerini süresiz biçimde karşılayamaz veya yakıt fiyatlarını sübvanse edemez. Rafineri ayrıca Nijeryalı üreticilerden yeterli miktarda ham petrol temin etmekte zorlandı ve zaman zaman açığı uluslararası piyasadan yaptığı alımlarla kapatmak zorunda kaldı.

Birçok kişi bu sorunların çözümü için yasal ve düzenleyici tedbirlerden oluşan bir paket gerektiğine inanıyor. Bunun yanı sıra rafinerilerin istikrarlı ve sürdürülebilir şartlar altında ham petrolü naira karşılığında satın almasını sağlayan mekanizmanın uygulanması da sürdürülmelidir. Bu, iç piyasayı döviz kuru oynaklığından ve ABD dolarındaki dalgalanmalardan korumaya yardımcı olabilir. Bazıları da büyük aktörlerin günlük fiyatlandırma yapılarını açıklamasını ve düzenleyici kurumların yerli dağıtıcılarla ithalatçılara ayrım gözetmeksizin davranılmasını sağlamasını talep ediyor.

Devlete ait rafinerilerin yenilenmesinin hızlandırılması ve tam kapasiteyle yeniden faaliyete geçirilmesi, özel sektörle daha güçlü bir rekabet de yaratabilir. Aynı zamanda ülke genelindeki küçük ve orta ölçekli rafinerilere tesis ve teşvik sağlanması, sektör devlerinin hâkimiyetini kırarken yerel ve bölgesel talebin karşılanmasına yardımcı olabilir.

Hükümet, daha önce yakıt sübvansiyonlarına harcanan kaynakları elektrik arzını iyileştirmeye ve sübvansiyonlu toplu ulaşıma yönlendirirken sağlık ve eğitime daha fazla yatırım yapabilir. Benzin ve dizele daha ucuz bir alternatif olarak sıkıştırılmış doğal gazın (CNG) kullanımını hızla yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar da tüketiciler üzerindeki baskıyı azaltabilir. Ancak program henüz ihtiyaç duyulan ölçekte sonuç vermiş değildir.

 

Kaynak: Al-Jazeera