…Yorgun düşmüştü. Ormanlarla kaplı yamaçta, yüksek ağaçların gölgesinde küçük kız kardeşi Hatice ve kuzeni Muzdalife ile oynadıktan sonra verandaya bir battaniye serdi. Üçü yan yana uzandı; yıldızlara bakıyor, onları sayıyor, birbirleriyle şakalaşıyor ve kaç yıldız olduğu konusunda tartışıyorlardı. Sonunda uyuyakaldılar.
Sonra drone geri döndü.
Başlarının üzerindeki yıldızlar, yöre halkının Peştuca’da “vızıldayan eşek arısı” anlamına gelen “bangana” adını verdiği bir dronun sesiyle kayboldu. Dakikalar içinde drone saldırdı. Ev yıkıldı; ailenin büyük kısmı ve hayvanları hayatını kaybetti. İki kardeşin babası Şer Mest ile eşi, patlamanın şiddetiyle yaklaşık 18 metre uzağa savruldu.
Kısa süre sonra köyün her tarafından meşaleler görünmeye başladı. İnsanlar yanan evin etrafını sardı. Geceyi isimler haykıran sesler ve çığlıklar doldurdu. Köylüler dumanların arasından aileye doğru koştu; komşularının, ineklerinin ve keçilerinin dağılmış uzuvlarının üzerinden geçerek enkaza ulaştılar. Bir saat içinde üç çocuğun cansız bedenine ulaşıldı. On yaşındaki Nazam Han’ın yüzü hâlâ tanınabiliyordu; ancak kız kardeşi ile kuzeninin yüzleri tanınmayacak durumdaydı.
Saldırıdan yarım saat sonra eve ulaşan köylülerden Zaman, telefonla konuştuğu sırada gördüklerini anlattı. Enkazın üzerinde yürüyerek çocukların cansız bedenlerini ve etrafa saçılmış vücut parçalarını topladığını söyledi.
Zaman, bu bölgenin önce Sovyet işgali sırasında, ardından ABD savaşında ağır zarar gördüğünü belirterek şöyle dedi:
“Şimdi ise Pakistan tarafından vuruluyoruz. Bu ilk kez olmuyor ve kendimizi güvende hissetmiyoruz. Çünkü Afgan hükümetinin hava saldırılarını önleyebilecek modern silahları yok.”
Yaralarına rağmen Şer Mest de benimle konuştu.
“Yaralandım; yere, kayaların ve kazıkların üzerine savruldum. Ama çocuklarımın acısı kendi acımı hissetmemi bile engelledi.” dedi.
Cenaze aynı köyde düzenlendi. Çevre köylerden çok sayıda kişi törene katıldı. Yakındaki mezarlıkta üç mezar yan yana kazıldı. İlk küçük mezar Nazam Han içindi. Kanla ıslanmış beyaz kefeniyle toprağa verildi. Yanındaki mezar Hatice’ye, son mezar ise en küçük çocuk olan Muzdalife’ye ayrıldı.
Ancak hayatta kalanların durumu hâlâ çok kırılgan.
“İnsanlar hâlâ panik içinde.” diyor Zaman.
Gelenek gereği köylüler, hayatını kaybedenlerin ailesi için üç gün boyunca yemek hazırlar.
“Ama kimse yemek yiyebilecek durumda değil.” diye ekliyor.
Bu drone saldırısı, Kabil ile İslamabad arasındaki daha geniş çaplı çatışmanın bir parçası. Karşılıklı suçlamalar, sınır ötesi şiddet olayları ve derin güvensizlikle şekillenen bu çatışmada Pakistan, Afgan topraklarından faaliyet gösterdiğini iddia ettiği Tehrik-i Taliban Pakistan’a (TTP) karşı kendini savunduğunu söylüyor. Taliban hükümeti ise ülkenin egemenliğinin ihlal edildiğini belirtiyor ve bu tür saldırıların cevapsız kalmayacağı uyarısında bulunuyor. Her yeni saldırı iki ülke arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor ve her iki tarafın da kolayca kontrol edemeyeceği bir misilleme döngüsünü besliyor.
Şer Mest’in çocuklarının öldürüldüğü saldırı, 10 Haziran gecesi Afganistan’ın doğusunda gerçekleştirilen daha geniş çaplı hava saldırılarının bir parçasıydı. Bölge sakinleri ve yetkililer, aynı gece Pakistan’a ait savaş uçakları ve dronların Paktika, Host ve Kunar vilayetlerindeki çeşitli noktaları vurduğunu; bunun da iki komşu ülke arasında bir aydan uzun süredir devam eden görece sakin dönemi sona erdirdiğini bildirdi. Afgan yetkililer en az 13 sivilin, bunların 11’inin çocuk olduğunu açıkladı. Pakistan ise operasyonun TTP ile bağlantılı militan sığınaklarını hedef aldığını duyurdu. Daha sonra Afganistan’daki Birleşmiş Milletler Yardım Misyonu (UNAMA), çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 13 sivilin öldüğünü doğruladı; sivillerin korunması ve Kabil ile İslamabad arasında yeniden diyalog kurulması çağrısında bulundu. Pakistan ise saldırılarının militan altyapısına yönelik hassas operasyonlar olduğunu savunmayı sürdürdü.
Şer Mest bana şunları söyledi:
“Bir köylü benim için yemek yaptı ve beni yemeye zorladı. İlk lokmayı ağzıma götürdüğümde çocuklarımın kanlar içindeki yüzleri gözümün önüne geldi. Lokma boğazımda düğümlendi.”
Köylüler, Pakistan’ın sivil yerleşim alanlarını bombalamaya devam etmesinden dolayı öfkeli ve Afgan hükümetinin yeni saldırıları önlemek için adım atmasını istiyor.
Afganistan ile Pakistan arasındaki uzun sınır olan Durand Hattı, bugüne kadar hiçbir Afgan hükümeti tarafından kabul edilmediği gibi sınır boyunca yaşayan halk tarafından da meşru görülmüyor. Nesiller boyunca iki yönlü geçişler serbestçe sürdü. Aynı etnik kökene, dile ve kabile geleneklerine sahip aileler, aşiretler ve topluluklar resmî sınır uygulamalarından ziyade yerel geleneklerin koruması altında serbestçe gidip geldi. TTP de bu kabile topluluklarının içinden ortaya çıktı ve örgüt mensupları uzun yıllardır sınırın iki tarafı arasında hareket ediyor.
Taliban’ın 2021 yılında yeniden iktidara gelmesinden bu yana TTP’nin Pakistan güvenlik güçlerine yönelik saldırıları belirgin biçimde arttı ve yükselmeye devam ediyor. Pakistan, Kabil yönetimini örgüte saldırıları planlayıp gerçekleştirebilmesi için güvenli barınak sağlamakla suçluyor. Taliban yetkilileri ise bu suçlamaları reddediyor.
Ancak sahada en açık biçimde görülen gerçek şu: Pakistan’ın bugüne kadar Afganistan içinde düzenlediği saldırıların neredeyse tamamı askerî ya da militan hedeflerden ziyade evleri, köyleri, hastaneleri, okulları ve pazar yerlerini hedef aldı. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar, çocuklar ve yaşlı erkekler oluşturuyor. Bu durum ister kasıtlı olsun ister yanlış istihbarattan kaynaklansın, saldırılar TTP’nin askerî kapasitesini ciddi biçimde zayıflatmış görünmüyor. Buna karşılık sıradan Afganlar arasında öfkeyi artırmış ve misilleme döngüsünü daha da derinleştirmiş durumda.
Bu haber için görüşülen bölge sakinleri, saldırıların Pakistan’a yönelik öfkeyi büyüttüğünü söyledi. Afganlar bu hava harekâtını TTP’ye karşı yürütülen bir mücadele olarak görmüyor. Etkilenen tüm vilayetlerde yapılan görüşmelerde hem halkın hem de yerel yetkililerin neredeyse ortak kanaati şu oldu: Bunlar terörle mücadele operasyonları değil; Afganistan’ın egemenliğine yönelik saldırılar.
Pakistan ise saldırıların militan altyapısını hedef aldığını ve 26 militanın öldürüldüğünü belirterek Afgan tarafının sivillerin kasıtlı olarak hedef alındığı yönündeki iddialarını reddetti.
Çin, Urumçi’de Taliban ile Pakistanlı yetkililer arasında bir görüşme turuna ev sahipliği yaptı. Görüşmelerde sınırdaki gerilimin azaltılması, TTP’nin barınma alanları ve ekonomik iş birliği ele alındı. Taraflar tansiyonu düşürme sözü verse de kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadı.
Şimdi asıl soru şu: Bu süreç tekrarlayan bir döngüye mi dönüşecek? Hava saldırıları, inkârlar, sivil ölümleri ve ardından yeni saldırılar…
Geçmişte yaşananlar bunun mümkün olduğunu gösteriyor.
Taliban’ın 2021 yılında yeniden iktidara gelmesinden bu yana Pakistan, Afganistan içinde birçok hava saldırısı dalgası gerçekleştirdi. Her seferinde Taliban protesto etti. Her seferinde Pakistan TTP sığınaklarını hedef aldığını savundu. Her seferinde siviller en ağır bedeli ödedi. Ve her seferinde çatışmanın temel nedenleri; tartışmalı sınır, militanların barınma alanları ve taraflar arasındaki derin güvensizlik olduğu gibi kaldı.
Afganlar için kader değişmedi. Bombalar düşüyor, çocuklar ölüyor, diplomatlar bir araya geliyor ve her şey eskisi gibi devam ediyor.
Ancak Paktika’daki aileler için bu döngü soyut bir kavram değil. Bu, boş kalan bir yatak demek. Boğaza düğümlenen bir lokma demek. Yan yana uzanan üç masum çocuğun mezarı demek.
Genç çocuklarını toprağa veren baba Şer Mest, telefon görüşmemizin sonunda bana şunları söyledi:
“TTP hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Başka meseleleri de bilmiyorum. Bildiğim tek şey, çocuklarımın biraz önce neşe içinde oynadığı ve şimdi karanlık toprağın altında olduklarıdır. Eğer Pakistan buna TTP ile mücadele diyorsa, o zaman Pakistan İsrail’dir; hatta İsrail’den daha kötüdür.”
Dronlar yeniden gelecek. Yıldızlar yine parlayacak. Ama Paktika’da bir baba için gökyüzü çoktan yere düştü.
Kaynak: https://newlinesmag.com/spotlight/pakistans-drone-strikes-are-hitting-afghan-civilians/




